featured
  1. Haberler
  2. Analizler
  3. Esen ve Teknikle Kalın

Esen ve Teknikle Kalın

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz hafta yine market rafında beklememiş, en tazesinden sebze meyve alış verişi için pazara çıktım. Ispanak enflasyon diye bas bas bağırıyor, patates ile soğan ‘eskiden bu zamlar için aylarca kuyruk beklerdik azizim, hey gidi’ diye hasbihal ediyor, yeşillikler röpteşambırlarını giymişler, purolarını yakmışlar geçmişteki kuruşluk fiyatlarını asla özlemeyeceklerini anlatıyorlar birbirlerine. Bir yanda ise önlenememiş enflasyon karşısında en ağır bedeli ödemek zorunda olan alt ve orta kesim pazarcıları endişeli gözlerle süzüyor, bütçesine uygun tezgahı ararken yoruluyor.

Aslında enflasyon dediğimiz periyodik soygun algoritması bizler için aileden biri gibi. 1990 başından 2000’li yıllarının başına kadar dibine kadar yaşadık. Fakat o dönemin enflasyonu ile şimdiki arasında fark var, bu dönemdeki yanına fırsatçıların arsızlığını ve ahlaksızlığını da alarak etkisini ikiye katladı. Akıl ve çağ dışı bir ekonomi yönetimiyle enflasyon uzun bir aradan sonra yeniden yoğun olarak gündemimizde, bu irrasyonel ekonomi politikası yüzünden ekonomi sarsıldı, TCMB rezervleri tükendi ve ekonomi sürdürülemez hale geldi. Karar vericiler için bilimsel yöntemlere yönelmekten başka çare kalmadı. Çünkü herkes çok net biliyor ki “boş tencerenin deviremeyeceği iktidar yoktur.”

Evet artık bilimsel yöntemlere dönüş var ve bu sebepten uzun zamandır yabancı ilgisinden uzak Türkiye piyasası tekrar ilgi var. Son aylarda ekonomi politikasından biraz daha emin olan yabancı piyasaya gelmeye başladı. Özellikle seçimin hemen sonrasında gelen yabancının etkisiyle dolarda hafif bir gerileme ve stabilleşme dikkat çekiyor. Yabancı geliyor dolar satıyor, TCMB rezerv toplamaya başlıyor, bunun yanında seçim sonrası dolarda sıçrama bekleyen fırsatçı kesimde de beklenti karşılanmadığı için bir çözülme var gibi. Böylelikle enflasyonun en büyük tetikçilerinden biri olan dövizi kontrol altına alma şansımız artıyor.

Borsaya yabancı yatırımcı girişi var ama yeterli mi? Hayır. Bunun yanında sorulması gereken esas soru gelen yabancı kalıcı mı? Bunu bilmek şimdilik pek mümkün değil. Aldıkları hisseler genelde banka tarafı, en fazla likiditenin olduğu yerleri seçmeleri normal. Çünkü ters bir şeyler olursa -ki burası Türkiye, maalesef  öngörülebilir olmayan birçok şeye gebeyiz- en az hasarla çıkmak isteyecekler.  Ekonomide doğru adımların atılmaya devam edilmesiyle yabancı girişinin artmasını ve alımların genele yayılması bizim için şimdilik en tatlı rüya. Peki bu olursa ne olacak, endeksin öncelikle en belalı bölgesi olan 305 ve 313 doların üstünde kalıcı olmasının ardından 322-325 bant/340 hedefli bir formasyonu çalıştırmasını ve bu hedefler üzerinde haftalık kapanışlarla nihayetinde zirvemiz olan 500 dolara gelmeyi ümit ediyoruz.

Bunun uzun ve meşakatli bir yol olduğunu unutmuyoruz. Başımıza gelebilecek yakın ihtimaller içinse endeksin kısadaki önemli seviyelerini gösteren grafiğini bırakıyorum, 9505 üzerinde kaldığımız sürece yukarı iştahlı olacağız, altında ise 9345-9365 bölgesine kadar bir düzeltme izleyebiliriz. 9064-9049 bant ise ana tepkimiz(düşüşlerde güçlü geri dönüş) olarak önemli. Hepinize şimdiden iyi bayramlar, bol kazançlar sevgili bistyalılar. Esen ve teknikle kalın.

Esen ve Teknikle Kalın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir