Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), geçtiğimiz haftalarda “Reform Zamanı” temasıyla kamu borcuna odaklanan “A World of Debt 2025” raporunu yayımladı. Rapor, kamu borcunun kalkınma için önemli bir araç olabileceğini, hükümetlerin kritik harcamalarını finanse etmesine ve daha iyi bir gelecek için yatırım yapmasına olanak tanıdığını vurguluyor. Ancak borcun maliyetleri arttığında bu durum özellikle yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya olan gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir yük
haline geliyor.
Rapora göre 2024 yılında küresel kamu borcu, bir önceki yıla kıyasla 5 trilyon dolar artarak 102 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştı. Bu artışın temel nedeni olarak ise küresel ekonomideki yavaş ve dengesiz seyir gösteriliyor. Toplam borcun %69’u gelişmiş ekonomilere ait olsa da 2010’dan bu yana gelişmekte olan ülkelerdeki kamu borcu gelişmiş ülkelere kıyasla iki kat artış gösteriyor. Bu durum borçlanma dinamiklerinde ciddi dengesizliklere işaret ediyor.

- gelişmekte olan ülkelerin kamu borcu 2024 yılında 31 trilyon dolar olmuştur.
Gelişmekte Olan Ülkelerin Net Faiz Ödemesi 921 Milyar Dolar
2022 yılından bu yana zayıflayan küresel ekonomi, artan belirsizlik ve sermaye maliyetlerinin yüksek seyri, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu durum, söz konusu ülkelerin kamu bütçeleri üzerinde de ciddi bir baskı oluşturuyor. Başka bir deyişle gelişmekte olan ülkelerin kamu borcuna ilişkin net aiz ödemeleri 2023 yılında bir önceki yıla göre %10 artarak 921 milyar dolara ulaşmış durumda.

- Afrika küresel kamu borcunun %2’sine sahipken ortalama %9,8 tahvil getirisi ile en yüksek borçlanma maliyetine sahip bölgedir. ABD’nin borçlanma maliyeti ise ortalama %2,8’dir.
Kaynak İSO Stratejik Araştırma Merkezi Yayınları