Türkiye’nin demir yolu hikayesi, 23 Eylül 1856’da İzmir-Aydın hattına verilen imtiyaz ile başlamıştır. Bu tarih, demir yolunun ülke genelindeki gelişiminin başlangıcı olarak kabul edilir.
Yıllar içinde, Türkiye genelinde yapılan demir yolu hatları, hem yolcu hem de yük taşımacılığı açısından önemli bir alternatif sağlamıştır. Son 23 yıl içerisinde, yaklaşık 3 bin kilometre yeni demir yolu hattı eklenmiştir ve 2024 yılı itibarıyla toplam demir yolu ağı 13 bin 919 kilometreyi bulacaktır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat’taki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda, geçen 23 yıl içinde demir yoluna gerçekleştirilen 64 milyar dolarlık yatırımın altını çizerek, 2028 hedefinin demir yolu ağını 17 bin 500 kilometreye, 2053 hedefinin ise 28 bin 600 kilometreye çıkarmak olduğunu belirtti.
Demir yoluyla yapılan ihracat, sınır kapıları ve limanlara olan bağlantılarla gerçekleştirilmekte. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2022 yılında demir yolu ile yaklaşık 7 milyon ton ihracat yapıldığını ve bu rakamın sınır kapılarından 2 milyon 104 bin ton, liman bağlantılı olarak ise 4 milyon 562 bin ton olduğunu açıkladı.
Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, taşımacılıkta stratejik bir öneme sahiptir. Türkiye, Edirne üzerinden Avrupa’ya, Van üzerinden İran’a ve Bakü-Tiflis-Kars Hattı ile Orta Asya’ya demir yolu ile doğrudan ihracat gerçekleştirmektedir.
Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, 2017 yılında açılmıştır ve Azerbaycan’ın Bakü, Gürcistan’ın Tiflis ve Ahılkelek şehirleri üzerinden Kars’a ulaşarak 829 kilometrelik bir güzergah sunmaktadır. Bu hat sayesinde Avrupa ile Çin arasında yük taşımacılığı kesintisiz bir şekilde yapılmaktadır.
Bu bağlantı, Türkiye’nin Gürcistan, Azerbaycan, Rusya ve Orta Asya ülkelerine demir yolu ile yük taşımasına olanak tanımaktadır. Orta Koridor aracılığıyla gerçekleştirilen bu taşımacılık, Türkiye’nin ticaretine önemli katkılar sağlamaktadır. Yılın ilk yedi ayında bu hat üzerinden 250 bin ton yük taşınmıştır.
Türkiye’nin ihracat rakamlarının artmasında demir yollarının önemli bir rolü bulunmaktadır ve yeni projelerle birlikte bu başarıların sürdürülmesi hedeflenmektedir. Mevcut hatlara yenilerini eklemek için çalışmalar devam etmektedir.
Gelecek hedeflerinden biri Zengezur Koridoru’dur. Orta Asya, Hazar Bölgesi, Azerbaycan ve Ermenistan’ı Türkiye’ye bağlayan bu koridor, sosyoekonomik ve jeostratejik bir yapı ortaya koymaktadır. Türkiye, bu önemli koridor için çalışmalara başlamıştır.
Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Hattı’nın temeli yeni atılmıştır. Bu hattın yıllık taşıma kapasitesi 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük olarak planlanmaktadır ve uzunluğu 224 kilometre olacaktır. Bu hat, Kars ile Nahçıvan arasında bir köprü vazifesi görecektir.
Zengezur Koridoru ve Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Projesi, bölgede ekonomik işbirliğini güçlendirecek ve bölgesel barışı pekiştirecektir.
Kalkınma Yolu projesi ise Irak’ın Basra Körfezi’ndeki Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye’ye bağlanacak 1200 kilometrelik bir ulaştırma projesidir. Bu koridor ile demir yolu ve karayolu aracılığıyla Orta Doğu’nun Avrupa’ya ulaşımı hızlanacaktır.
Böylelikle, Süveyş Kanalı’na göre daha uygun maliyetli ve kısa mesafeli bir ulaşım imkanı sağlanacaktır. “Yeni İpek Yolu” olarak adlandırılan bu proje, Türkiye’nin ekonomik ve jeopolitik konumunu daha da güçlendirecektir. Basra Körfezi’nden Türkiye sınırlarına kadar uzanacak demir yolunun Türkiye üzerinde yapılması planlanan bağlantılarıyla Ovaköy-Nusaybin hattında 127 kilometre demir yolu inşa edilecektir.
Mevcut demir yolları ve yeni projeler, Türkiye’nin ihracat rekorlarını artırmasına katkı sağlaması beklenmektedir. Temmuz sonu itibarıyla Türkiye’nin yıllık ihracatı 269,5 milyar dolara ulaşmış ve bu rakam Cumhuriyet tarihi için bir rekor olmuştur. Orta Vadeli Program çerçevesinde, bu yıl sonu itibarıyla Türkiye’nin ihracatının 279,6 milyar dolara çıkması hedeflenmektedir.