Trafik kazası sonrası vatandaşları dolandıran şirketler ve şahıslarla ilgili şikayetler artıyor. Uzmanlar, bu kişilere vekalet verilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Kürşat Ergün, son dönemlerde trafik kazalarına karışan bireylerle iletişim kurarak vekalet almaya çalışan bazı şirketler ve şahısların hukuki süreçleri izinsiz üstlenmeye çalıştığını belirtti.
Ergün, söz konusu yapıların mağdurlardan vekaletname gibi belgeler talep ettiğini ve hukuki süreçleri yönetmek amacıyla harekete geçtiklerini ifade etti.
Bu firmaların kazazedelere dair bilgilere nasıl eriştiklerinin büyük bir sorun teşkil ettiğini dile getiren Ergün, “Bu kişiler ya yasal olmayan yollarla kişisel verilere ulaşıyor ya da bu bilgileri kullanarak mağdurlarla iletişim kuruyor. Güven kazanmak için, kazazedelere ait özel bilgilere sahip olduklarını belirtiyorlar. Bu durum, kişileri ikna etme sürecini kolaylaştırıyor” dedi.
Vekalet belgelerinin kişisel bilgilerin yer aldığı özel belgeler olduğuna dikkat çeken Ergün, bu bilgilerin kötüye kullanıldığını ve bazen mağdurların haberi olmadan finansal işlemler yapıldığını ifade etti. Ayrıca, dolandırıcılık niyeti taşıyan internet siteleri aracılığıyla benzer tuzakların kurulduğunu ve birçok kişinin bu yöntemle mağduriyet yaşadığını vurguladı.
Tazminat vaatleriyle vekalet alınması, mağduriyetleri artırıyor
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü de bu konuyla ilgili benzer bir uyarıda bulunarak, bazı aracıların trafik kazasıyla ilgili raporlara eriştikten sonra kazazedeleri arayarak kendilerini avukatlarmış gibi tanıttıklarını söyledi. Güllü, bu kişilerin kazada hayatını kaybedenlerin yakınlarına, yaralılara ve maddi hasar gören araç sahiplerine yüksek tazminat vaadinde bulunduğunu aktardı.
“Hakkınızı ararken bir kez daha mağdur olmayın”
Güllü, bazı durumlarda bu şahısların noter masraflarını dahi üstlenerek vekalet aldıklarını ve dava sonucunda “100 bin liralık tazminatın 75 bini size, 25 bini bize” gibi teklifler sunduklarını belirtti. Böylece, maddi imkanları sınırlı olan pek çok kişi ikna edilerek, aslında hak ettikleri tazminatın tamamını alamadığını ve ikinci bir mağduriyet yaşadıklarını vurguladı.
Kazazedelerin kişisel bilgilerine ulaşmanın nasıl bir yöntemle sağlandığı sorusunun önemli olduğunu belirten Güllü, trafik kazasının hemen sonrasında hasar danışmanlığı firmalarının mağdurlara ulaşmasının sistemik bir güvenlik açığına işaret ettiğini aktardı. Bu bilgilerin ya sistemleri hackleyerek ya da içerde yer alan kişilerin aracılığıyla sızdırıldığını düşündüklerini ifade etti.
Trafik kazası mağdurlarının bilmedikleri kişilere veya güvenilirlikleri teyit edilemeyen yapılara vekalet vermemeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunan İbrahim Güllü, “Vatandaşlarımız ya doğrudan sigorta şirketlerine başvursun ya da güvenilir bir avukatla çalışsınlar. Uzlaşma sağlanamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya doğrudan mahkemeye müracaat edebilirler” önerisinde bulundu.
Mağduriyet yaşayan kişilerin dolandırıcılar hakkında suç duyurusunda bulunmalarının önemine de dikkat çeken Güllü, bu kişilerin hukukçu gibi davranarak vatandaşlarla iletişim kurmaları durumunda barolara da şikayet edilebileceğini hatırlattı.
İLGİLİ HABER: Dolandırıcılık davalarında sert artış! Adalet Bakanlığı raporuna göre, 2024 yılında en fazla artış gösteren dava türü dolandırıcılık oldu. 2023 yılında 119 bin dosya açılırken, 2024’te dolandırıcılık kapsamında açılan dava sayısı 169 bine ulaştı.