featured
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. ZAMAN DARALIYOR; ‘ekonomik ve finansal darboğazın aşılmasında dış ticaretin önemi’

ZAMAN DARALIYOR; ‘ekonomik ve finansal darboğazın aşılmasında dış ticaretin önemi’

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün gündemimizde olan ekonomik ve finansal darboğazın aşılmasında dış ticaret önemli bir rol oynayacaktır. Özellikle dış ticareti ilgilendiren ve alınması gerekli kararların ekonomi yönetiminin gündeminde olmalıdır.

  1. DİJİTAL DÖNÜŞÜM: Ortaya çıkan temel bir gerçek, ülkemiz son 10 yılda dijital dönüşüm için (sanayide 4.0 geçiş) gerekli ve yeterli adımlar atılmamıştır. Bu sorun ülkemizin katma değer üreten ekonomi yerine hantal, işgücü yoğun, düşük kar marjlı bir yapının devamını sağlayan en önemli faktörlerden biri olarak önümüzde durmaktadır. Özetle, bu alanda yaşanacak gecikme dünya ticaretinde şirketlerimizi olumsuz etkileyecektir. Sonuç olarak ülkemizin cari açık vermeye artarak devam etmesinde tetikleyici bir etken olacaktır.
  • KARBON AYAK İZİ: Bu uygulama 2026 yılında devreye girecektir. Bu uygulama üreticileri ihracat pazarlarında zorlayacaktır. Yaklaşık 80 milyar dolar tutarında bir yatırım sanayide yapılması gerekecektir. Şirketlerin mevcut finans koşullarında iki yıl içinde yerine getirilmesi epey zor görünmektedir.
  • YEŞİL ENERJİ ve ENERJİ VERİMLİLİĞİ: Yeşil enerjiyi kısaca güneş ışığı, rüzgâr, yağmur, biokütle ve jeotermal ısı gibi doğal kaynaklardan elde edilen enerji olarak tanımlanabilir. Her ne kadar son yıllarda bu konuda rüzgâr ve güneş enerji ye yönelik ciddi yatırımlar olsa da ülkemiz fosil yakıt ihtiyacı devam etmektedir. Yeşil enerji konusunda yeterince çeşitlilik oluşmamıştır, elektrik üretimimizin %11 rüzgâr %6 güneşten sağlanmaktadır. Genelde, ülkemizde temiz enerji elektrik üretiminin yaklaşık %20 gibi bir oranı karşılamaktadır, bu düşük bir orandır.  Önümüzdeki yıllarda temiz enerji kullanım belgeleri dış ticaret için şart olacaktır, buna uymayan firmaların ihracatına yüksek oranda vergi getirilmesi beklenmektedir. Vergi oranının sektöre göre %10 -%20  aralığında olması ve 2026 yılından sonra Avrupa Birliği ülkelerde kademeli olarak başlanması beklenmektedir.
  • GÜÇLÜ DOLAR ENDEKSİ VE FAİZ ORANLARI: Önümüzdeki iki yıl içinde, ABD dolarının güçlenmesi ve Dolar endeksli Hindistan, Çin ve Orta Doğu gibi ülkelerin dünya ekonomisinde güçlü yer alacağını düşünürsek, bu ülkelerle ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi milli bir politika olmalıdır. Türkiye’nin Çin ile olan ticaret hacmi yaklaşık 50 milyar TL ye ulaşmıştır, bu tutar içinde Çin den ithalat 40 milyar USD, Çine ihracatımız ise 10 Milyar USD tutarındadır. 2023 yılında Hindistan yapılan ihracat 1,6 milyar USD, ithalatımız ise 7,9 milyar TL olmuştur.  Bu ülkelere yönelik artan dış ticaret açığına karşın yeni stratejiler geliştirilmelidir. Örneğin, nüfus yoğun olan bu ülkelere yönelik tarım, gıda ürünleri, tüketim ürünleri ve yedek parça gibi ürünler ihracatın önemli bir parçası olabilir. Bu arada para piyasalarında olabilecek önemli bir gelişmede gelişmiş ülkelerde önümüzdeki yıllarda daha oynak bir faiz ortamının olacağı ve özellikle uzun vadeli kredi yerine kısa ve orta vadeli maliyetli kredilerin daha yaygın olabileceği de piyasalarda konuşulmaktadır. Genelde gelişmekte olan ülkelerde yaygın olan oynak faiz, kısa ve orta vadeli borçlanmanın önümüzdeki yıllarda gelişmiş ülkelerin kredi piyasalarında da yaşanması beklenilmektedir.
  • DİREK YABANCI YATIRIM (DYY): Bu konu son yıllarda en çok ihmal edilmiş bir konudur. Birçok Türk şirketleri ve yıllardır Ülkemizde faaliyet gösteren yabancı firmalar faaliyetlerini yurtdışına taşımıştır. Bu konu teknoloji transfer, yetişmiş iş gücünün değerlendirilmesi, gelir kaybı ve cari açık gibi konularda ekonomiyi olumsuz etkiler. Ülkemizde faaliyet gösteren yurtdışı yatırımcıların en önemli katkıları sadece iç piyasaya yönelik üretim değildir, bu firmalar dış ticaret tarafında ekonomiye önemli katkıları olmuştur.
  • GÜMRÜK BİRLİGİ ANTLAŞMASI: 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan ve 1 Ocak 1996 yılın da yürürlüğe giren Antlaşma aradan 26 yıl geçmesine rağmen iki taraftan günümüz ticaretine uygun olarak yeni adımlar atılmamıştır. Genelde sanayi ürünlerini kapsayan antlaşma ülkemize en önemli katkısı yabancı yatırımların ülkemize gelmesi ve Türk şirketlerinin Avrupa pazarında daha rekabetçi olmasını sağladı. İhracatımızın neredeyse %50 si Avrupa Birliği ülkelerine yapılmaktadır. Antlaşmanın kapsamı kamu alımları, hizmetler ve tarımı kapsayacak şekilde yeniden gözden geçirilmelidir.

2019 yılında Covid-19 salgınından sonra küresel ticaretinde dünya ticaretin işleyişinde yeni model arayışını beraberinde getirmiştir. Özellikle, tedarik zincirinin yönetimi, bölgesel iş birlikleri, insan kaynaklarının mobilizesi, laboratuvar aşamasında olan teknolojilerin piyasaya sürülmesi gibi konular ön plana çıkmıştır.

GERÇEKTEN ZAMAN DARALIYOR

Saygılar

ZAMAN DARALIYOR; ‘ekonomik ve finansal darboğazın aşılmasında dış ticaretin önemi’

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir